Uluslararası finans krizinin başlangıcı olarak kabul edilen Ağustos 2007 Lehman Brothers’ın iflas etmesinden bu yana ABD’de batan banka sayısı 14’e ulaştı. Banka iflasları 2008 yılında hızlandı. Sadece 2008 yılında 11 banka iflas bayrağını çekti.Batan bankaların aktif büyüklüğü toplamı ise 173 milyar 800 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. ABD`nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olarak kabul edilen `Federal Deposit Insurance Corp` (FDIC),8 bin 500 bankanın faaliyet gösterdiği ABD`de ikinci çeyrekte sorunlu banka sayısının 117`ye çıktığını açıklamıştı
ABD hükümeti, son olarak ülkenin en büyük mevduat bankası 119 yıllık Washington Mutual`a el koydu.Kredi krizi öncesinde ABD`de beş büyük yatırım bankası bulunuyordu, artık yatırım bankası yok. ABD’nin 3.büyük yatırım bankası olan Merrill Lynch için (Standard & Poors ve Moody’s dahil) dünyanın önde gelen 5 derecelendirme kuruluşu “AA+” notu veriyor, “Kale gibi kuruluş. Top atsan yıkılmaz” diyordu. Bu kale gibi kuruluş batmak üzereyken Bank of Amerika elinden tuttu.
ABD’nin en büyük banka Citigroup’a ABD hükümeti 350 milyar dolardan fazla kaynak aktardı.
1919 yılında kurulan aktif büyüklüğü 1,05 trilyon $, 2007 yılı gelirleri 110 milyar $, dünyada 116 bin çalışanı bulunan Dünyanın en büyük sigorta şirketini AIG’ye Amerikan hükümeti 85 milyar $ kredi vererek şirketi uçuruma yuvarlanmaktan şimdilik kurtarmış gözüküyor.
ABD´de 12 trilyon dolarlık mortgage kredilerinin yaklaşık yarısına (5,4 trilyon dolarına) doğrudan sahip olan ya da garanti eden Fannie Mae ve Freddie Mac`de, FHFA kontrolü devraldı.
Fortis NV,Belçika, Fransa ve Lüksemburg `un ortak müdahalesiyle devletleştirildi.
Belçika, Fransa ve Lüksemburg Dexia`ya 6.4 milyar Euro yatırdı ve bankayı kısmen kamulaştırdı.Hollanda hükümeti son olarak finansal hizmetler grubu ING`ye 10 milyar Euro sermaye yardımı yapma kararı aldı. İsviçreli UBS ve Credit Suisse kısmen kamulaştırıldı.
Dertsiz dua soğuktur.
Dertliyken yapılan dua gönülden kopar...
Mesnevi - Mevlana Celalettin Rumi
"it dalaşları", Yunanistan’a göre Türk savaş uçaklarının ya "Yunan hava sahasını ihlal etmeleri" ya da "uçuş planı vermeden Atina FIR sahasına girmeleri" sonucu meydana geliyor. 2002-2005 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan emekli Amiral Andonis Andonyadis büyük bir cesaret örneği vererek "Üniformayı Asarken" adlı kitabında bu iddiaları çürüttü. Hıristiyanlığı reddettiği için "ateist" veya "dinsiz amiral" adı takılan ve bazı aşırı milliyetçi Yunanlı siyasetçiler tarafından "Deniz Kuvvetleri Fahri Komutanı" unvanının bile geri alınması istenen Andonis Andonyadis, 42 yıllık askerlik hayatında başından geçen ilginç olaylara da yer verdiği 263 sayfalık kitabında şunları yazdı: Yunanistan bugün karasularının (6 mil) ötesinde bir hava sahası (10 mil) üzerinde egemenlik haklarını kullanmaktadır. Uluslararası hukuka uygun olarak karasularımızı 12 mile çıkarma hakkımız vardır. Ancak bu hakkı kullanmadığımıza göre, hava sahamız başka, karasularımız başka genişliktedir deyip dünya çapında eşi olmayan bir patentle komik duruma düşmemize gerek yok.Yunanistan’ın 20, yüzyılın başında (1931) tek taraflı 10 mil ilanı, uluslararası toplum için hiçbir anlam taşımaz. Uluslararası toplum ve tabii Türkiye de hava sahamız olarak 6 mili tanımaktadır. FIR bölgesi bir ülkenin egemenlik haklarının kullanımı ile ilgisizdir. Buralar uçuş tespit bölgeleridir. Adaları olan bazı ülkelerde FIR bölgeleri milli hava sahası sınırları ile örtüşebilir. Ancak bu durum Yunanistan için geçerli değildir. Atina FIR’ı dediğimiz sahaların yüzde 35’i uluslararası hava sahasıdır ve bu saha üzerinde Yunanistan’ın hiçbir egemenlik hakkı yoktur. Uluslararası Havacılık Teşkilatı (İCAO) da hükümlerinin sadece sivil uçakları kapsadığını açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla tüm savaş uçakları ve tabii ki Türk savaş uçakları Atina FIR bölgesinde Yunan hava sahası dışındaki sahalarda uçtuklarında bize uçuş planı sunmak zorunda değildir. İki ülke de bu paraları doymak nedir bilmeyen bir canavar olan silahlanma programlarına harcamaktadır. Bu paralar, bizim kavga etmemizin, onların yaşaması anlamına gelen ve bu yüzden gerginliğin korunmasını isteyen kişilerin cebine gitmektedir.
Gazete okumaya en çok Türkler zaman ayırıyor Dünya Gazeteler Birliğinin yayımladığı "Rakamlarla Dünya Basını" raporuna göre; Türkler, günde 74 dakikayla gazete okumaya en çok zaman ayırıyor.02.06.2008
Türkiye Ekonomisi Nasıl Çökertildi? Yukarıdaki görüntülerde Türk ekonominin sistemli bir şekilde nasıl çökertildiği bir hikaye olarak anlatılmaktadır.
Döviz Kurları Forex Pros - tarafından yayınlanmaktadır - Forex Ticaret Portalı.