Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, 301’inci maddenin benzerlerinin, hatta çok daha sertinin birçok Avrupa Birliği ülkesinin yasalarında bulunduğunu ve tümünde de bu tür suçlara çok ağır hapis ve para cezaları öngörüldüğünü ve mahkûmiyet kararları verildiğini belirtti.
Avusturya’da 2003 yılında bir kişinin, Almanya’da 2004 yılında 72 kişinin, İtalya’da 2000 – 2004 yılları arasında toplam 107 kişinin, Hollanda’ da 2004–2006 yılları arasında 419 kişinin, TCK’nın 301’inci maddesine benzeyen maddelerden mahkûm olduğunu hatırlatan Aygün, Polonya’da da 2004–2005 yıllarında toplam 109 kişi hakkında dava açıldığını ifade etti.

AB ülkelerinin yasalarında bulunan 301’inci maddeye benzeyen maddeler:
-AVUSTURYA-
Avusturya Ceza Kanunu’nun 248’inci maddesinde, “Her kim kasten, kötü niyetle Avusturya Cumhuriyeti ve eyaletlerine hakaret ve tahkir ederse bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır. Her kim birinci paragrafta açıklandığı gibi kötü niyetle kamuya açık bir organizasyon veya toplantıda Avusturya Cumhuriyeti veya eyaletlerinin resmi bir amaç için kullanılan bayrağına, ulusal veya eyaletlerinin ulusal marşlarına hakaret eder, tahkir eder veya aşağılarsa 6 aya kadar hapis cezası veya günlük para cezasının 360 katı para cezasına çarptırılır” hükmü düzenlenmiştir. -İTALYA-
İtalya Ceza Kanunu’nun 292’nci maddesinde devlete karşı işlenen suçlar başlığı altında, “… her kim ulusal bayrağı veya devlete ait diğer bir sembolü aşağılarsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” denilmektedir. -ALMANYA-
Almanya Ceza Kanunu’nun Madde 90’ıncı maddesinde devlet ve devlet sembollerinin aşağılanması suçu düzenlenmektedir. Madde “Her kim bir toplantıda veya yazı dağıtmak suretiyle kötü niyetle Almanya Federal Cumhuriyeti'ne veya eyaletlerinden birine veya anayasal düzenine hakaret eder veya küçük düşürecek olursa veya Almanya Federal Cumhuriyeti’nin veya eyaletlerinden birinin renklerini, bayrağını, armalarını veya ulusal marşlarını tahkir ederse üç yıla kadar hapis veya para cezası ile cezalandırılır" hükmünü içermektedir. -POLONYA-
Polonya Ceza Kanunu’nun Madde 133’üncü maddesinde de “Her kim Polonya halkını ve Cumhuriyeti'ni alenen tahkir/tecavüz ederse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" denilmektedir. -İSPANYA-
İspanya Ceza Kanunu’nun 543’üncü maddesi ise “… İspanya’nın, özerk topluluklarını, sembol veya amblemlerinin sözlü, yazıyla veya fiili olarak alenen aşağılanması veya tahkir edilmesi, yedi aydan oniki aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü taşımaktadır. -DANİMARKA-
Danimarka Ceza Kanunu’nun 110’uncu maddesinde : “ Her kim yabancı bir milleti, devleti veya bayrak ya da alametlerini veya Birleşmiş Milletleri ya da Avrupa Parlamentosu’nu alenen aşağılarsa dört aya kadar, şayet ağırlaştırıcı nedenler varsa iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" denilmektedir. -FRANSA-
Fransa’da ise Fransız Basın Özgürlüğü Kanunu’nun 23, 30, 32/2, 33 ve 48’inci maddelerinde ağır cezalar öngörülmüştür. Özellikle 30’uncu madde “… hiç kimse Fransız ulusunu, Fransız devlet kurumlarını aşağılayıcı yayın yapamaz” hükmünü içermektedir. Ayrıca Fransa’da 2003 yılında kabul edilen bir yasa, “Her kim ulusal bayrağa veya ulusal marşa hakaret ederse azami 9.000 Euro’ya para veya altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır” hükmünün yanı sıra “Cumhuriyetin onurunu zedelemek”, “Kamu hizmeti sunan; hâkim polis, itfaiyeci, öğretmen veya otobüs kondüktörlerine hakaret” etmeyi kapsamaktadır. -PORTEKİZ-
Portekiz Ceza Kanunu Madde 332: “… her kim sözle, hareketle, yazıyla veya bir iletişim aracıyla Cumhuriyeti, ulusal bayrağı veya ulusal marşı, Portekiz hükümranlığının herhangi bir sembolünü veya amblemini aşağılar veya gerekli saygıyı göstermezse 2 yıla kadar hapis cezası veya 240 gün karşılığı para cezası ile cezalandırılacaktır” hükmünü içermektedir.
turk1923.tr.gg


 



 

DÜNYA`DA EKONOMİK KRİZ SONUÇLARI 
2007-2008

Uluslararası finans krizinin başlangıcı olarak kabul edilen Ağustos 2007 Lehman Brothers’ın iflas etmesinden bu yana ABD’de batan banka sayısı 14’e ulaştı. Banka iflasları 2008 yılında hızlandı. Sadece 2008 yılında 11 banka iflas bayrağını çekti.Batan bankaların aktif büyüklüğü toplamı ise 173 milyar 800 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. ABD`nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olarak kabul edilen `Federal Deposit Insurance Corp` (FDIC),8 bin 500 bankanın faaliyet gösterdiği ABD`de ikinci çeyrekte sorunlu banka sayısının 117`ye çıktığını açıklamıştı

 

ABD hükümeti, son olarak ülkenin en büyük mevduat bankası 119 yıllık Washington Mutual`a el koydu.Kredi krizi öncesinde ABD`de beş büyük yatırım bankası bulunuyordu, artık yatırım bankası yok. ABD’nin 3.büyük yatırım bankası olan Merrill Lynch için (Standard & Poors ve Moody’s dahil) dünyanın önde gelen 5 derecelendirme kuruluşu “AA+” notu veriyor, “Kale gibi kuruluş. Top atsan yıkılmaz” diyordu. Bu kale gibi kuruluş batmak üzereyken Bank of Amerika elinden tuttu.

ABD’nin en büyük banka Citigroup’a ABD hükümeti 350 milyar dolardan fazla kaynak aktardı.

1919 yılında kurulan aktif büyüklüğü 1,05 trilyon $, 2007 yılı gelirleri 110 milyar $, dünyada 116 bin çalışanı bulunan Dünyanın en büyük sigorta şirketini AIG’ye Amerikan hükümeti 85 milyar $ kredi vererek şirketi uçuruma yuvarlanmaktan şimdilik kurtarmış gözüküyor.

ABD´de 12 trilyon dolarlık mortgage kredilerinin yaklaşık yarısına (5,4 trilyon dolarına) doğrudan sahip olan ya da garanti eden Fannie Mae ve Freddie Mac`de, FHFA kontrolü devraldı.

Avrupa`da krizin ilk kurbanı yüksek riskli mortgage piyasasına yatırım yapan Alman bankası Sachsen Landesbank oldu.İngiliz Northern Rock, kamulaştırıldı.

Fortis NV,Belçika, Fransa ve Lüksemburg `un ortak müdahalesiyle devletleştirildi.

Belçika, Fransa ve Lüksemburg Dexia`ya 6.4 milyar Euro yatırdı ve bankayı kısmen kamulaştırdı.Hollanda hükümeti son olarak finansal hizmetler grubu ING`ye 10 milyar Euro sermaye yardımı yapma kararı aldı. İsviçreli UBS ve Credit Suisse kısmen kamulaştırıldı.

 

 

Dertsiz dua soğuktur.
Dertliyken yapılan dua gönülden kopar...

Mesnevi - Mevlana Celalettin Rumi

 



"it dalaşları", Yunanistan’a göre Türk savaş uçaklarının ya "Yunan hava sahasını ihlal etmeleri" ya da "uçuş planı vermeden Atina FIR sahasına girmeleri" sonucu meydana geliyor. 2002-2005 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan emekli Amiral Andonis Andonyadis büyük bir cesaret örneği vererek "Üniformayı Asarken" adlı kitabında bu iddiaları çürüttü. Hıristiyanlığı reddettiği için "ateist" veya "dinsiz amiral" adı takılan ve bazı aşırı milliyetçi Yunanlı siyasetçiler tarafından "Deniz Kuvvetleri Fahri Komutanı" unvanının bile geri alınması istenen Andonis Andonyadis, 42 yıllık askerlik hayatında başından geçen ilginç olaylara da yer verdiği 263 sayfalık kitabında şunları yazdı:
Yunanistan bugün karasularının (6 mil) ötesinde bir hava sahası (10 mil) üzerinde egemenlik haklarını kullanmaktadır. Uluslararası hukuka uygun olarak karasularımızı 12 mile çıkarma hakkımız vardır. Ancak bu hakkı kullanmadığımıza göre, hava sahamız başka, karasularımız başka genişliktedir deyip dünya çapında eşi olmayan bir patentle komik duruma düşmemize gerek yok.Yunanistan’ın 20, yüzyılın başında (1931) tek taraflı 10 mil ilanı, uluslararası toplum için hiçbir anlam taşımaz. Uluslararası toplum ve tabii Türkiye de hava sahamız olarak 6 mili tanımaktadır. FIR bölgesi bir ülkenin egemenlik haklarının kullanımı ile ilgisizdir. Buralar uçuş tespit bölgeleridir. Adaları olan bazı ülkelerde FIR bölgeleri milli hava sahası sınırları ile örtüşebilir. Ancak bu durum Yunanistan için geçerli değildir. Atina FIR’ı dediğimiz sahaların yüzde 35’i uluslararası hava sahasıdır ve bu saha üzerinde Yunanistan’ın hiçbir egemenlik hakkı yoktur. Uluslararası Havacılık Teşkilatı (İCAO) da hükümlerinin sadece sivil uçakları kapsadığını açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla tüm savaş uçakları ve tabii ki Türk savaş uçakları Atina FIR bölgesinde Yunan hava sahası dışındaki sahalarda uçtuklarında bize uçuş planı sunmak zorunda değildir.
İki ülke de bu paraları doymak nedir bilmeyen bir canavar olan silahlanma programlarına harcamaktadır. Bu paralar, bizim kavga etmemizin, onların yaşaması anlamına gelen ve bu yüzden gerginliğin korunmasını isteyen kişilerin cebine gitmektedir.
 Gazete okumaya en çok Türkler zaman ayırıyor
Dünya Gazeteler Birliğinin yayımladığı "Rakamlarla Dünya Basını" raporuna göre; Türkler, günde 74 dakikayla gazete okumaya en çok zaman ayırıyor.02.06.2008


Türkiye Ekonomisi Nasıl Çökertildi? Yukarıdaki görüntülerde Türk ekonominin sistemli bir şekilde nasıl çökertildiği bir hikaye olarak anlatılmaktadır.
 

 



Mesaj İkonu
 

Ben Bir TÜRKÜM !...

Ben;  Orta Asya'dan Türeyen, Anadolu'da Büyüyen, Avrupa İçlerine Yürüyen TÜRK'üm !

 Ben;  Dağlarda Gemi Gezdiren, Taşlara Destanlar Kazdıran, Tarihi Baştan Yazdıran, TÜRK'üm !  
 

Ben;  Adalete, Ben Mertliğe Örnekler Veren, Ölüm - Kalım Savaşına Gülerek Giden, Yeryüzünde Her Murada Eren TÜRK'üm !

 

Ben;  Sancaklara, Tuğlara Baş Eğdiren, Beylere, Paşalara Hil'at Giydiren, Kılıcını Üç Kıt'ada Gezdiren TÜRK'üm !

 

Ben;  Atilla'yı, Yavuz'u, Fatih'i Var Eden, Kralları, İmparatorları Kendisine Yar Eden, Düşmanına Dünyasını Dar Eden TÜRK'üm !

 

Ben;  Şahları, Sultanları Kul Edinen, Altınları, Elmasları Pul Edinen, İncili Kaftanları Çul Edinen TÜRK'üm !

 

Ben;  Zafer Rüyasını Görenlere Saç Yolduran, Hezimete Uğratıp, Ümitleri Solduran, Müzelerde Baş köşeleri Dolduran TÜRK'üm !

 

Ben;  Damarlarında Asil Kanın Aktığı Irkım, Benden Bahseder Destanım, Ağıtım, TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm, Taa İliklerime Kadar

  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'üm !..

  Ya Siz Kimsiniz ?

   

HosGeldiniz...

Döviz Kurları Forex Pros - tarafından yayınlanmaktadır - Forex Ticaret Portalı.



















Bu yıl 50034 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu site Serdar Çelik tarafından yapılmıştır. Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol